4 Haziran 2020 Perşembe

Enam 74-79:
  •  Bir zamanlar İbrahim(as), babası Azer'e :' Şimdi ,sen putları ilah mı ediniyorsun?. Doğrusu, seni de , içinde bulunduğun halkı da apaçık bir sapıklık  içinde görüyorum' dedi.
    İşte böylece, İbrahim(as)'a göklerin ve yerin hükümranlığı hakkında bir bakış açısı kazandırdık ki, kalben mutmain olsun.
    Gece bastırınca, İbrahim(as) bir yıldız gördü ve :'(İddaanıza göre) Rabbim budur' dedi. Yıldız sönünce de:' Ben batıp gidenleri sevmem' dedi.
    Sonra, ayı , dolunay olarak doğmuş şekilde görünce: ' (İddaanıza göre) Rabbim budur' dedi ve sonra o da batınca :' Eğer Rabbim beni doğru yola iletmese, şüphesiz ben de sapıp gidenlerden olurum' dedi.
    Daha sonra güneşi doğarken görünce:' (İddanıza göre) Rabbim herhalde  budur, çünkü bu hepsinden daha büyük!' dedi. Batıp kaybolunca da:' Ey halkım! Ben sizin Allah(cc)'a ortak koştuğunuz bütün bu şeylerden uzağım!. Şunu iyi bilin ki, ben bütün varlığımla, gökleri ve yeri yoktan vareden Allah(cc)'a yöneldim. Ben katiyyen müşriklerden değilim' dedi.
    (İnsanların bazı gerçekleri görebilmelerini sağlamak için, tek kişilik bir temsil gibi yapılan bir tebliğ. İnsanlara inandıkları ve Allah(cc)'a şirk koştukları nesnelerin birer yaratılmış ve gelip geçici şeyler olduğunu öğretme çabası. İbrahim(as), genel olarak anlaşılacağı üzere minik tiyatrolarla insanları yaptıkları yanlışlardan uyandırmaya çalışıyor, belki akıllarını kullanırlar diye. Putları kırıp, en büyük putun koluna baltayı asması da aynı bağlamda bir minik tiyatro. Birazcık aklı olan, bu putları ilah olarak inandıkları o tahta parçasının kırmış olamayacağını anlar ki, amaç ta zaten bu, insanların aklını tetikleyebilmek.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder