- Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinciyle hareket edenler onlardan mesul değildir, fakat, belki bir hatırlatma/nasihattır onlara düşen, bu sayede diğerleri de Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinci edinebilir.
Dünya hayatına dalarak, eğlenceyi ve geçici zevklerini din haline getirenleri (اتَّخَذُوا دِينَهُمْ لَعِبًا وَلَهْوًا) kendi haline bırak, onlarla uğraşma!. Fakat şunu da onlara hatırlat ki; her insan işlediklerine karşılık ipotek altına alınacak, ne kendisini Allah(cc)'a karşı koruyacak, ne de kayıracak kimsesi olmayacaktır. Kendini kurtarmak için her ne fidye verirse versin, kabul edilmeyecektir. İşledikleri günahlar dolayısıyla helake sürüklenenler, mahvolanlar işte bunlardır. Israrla inkarlarından dolayı onlara düşen, kaynar sudan bir içecek ve acı veren bir azabtır.
(--îttehazû dînehum le'iben ve lehven-- ibaresi, şu iki şekilde de anlaşılabilir: (1) “onlar dinlerini bir oyun ve eğlence [nesnesi] yaptılar”, yahut (2) “onlar oyunu ve eğlenceyi [yahut, “geçici zevkleri”] dinleri yaptılar” —yani, hayatlarının biricik hedefi yaptılar. Bana göre bu ikinci okuma kesinlikle daha tercihe şayandır, çünkü “bu dünya hayatının rahatına dalanlar”ın büyük çoğunluğunun, Kur’an'ın “geçici zevkler” olarak tanımladığı -para ve gücün getirebileceği zevkler dahil, dini coşkuyu andıran şeylerin ardından koşmaya kendilerini adadıkları gerçeğini ortaya koyar. Bu, onların bütün ruhî ve ahlakî değerleri gözden kaçırmalarına yol açan bir zihin durumunun sonucudur.ESED.)
1 Haziran 2020 Pazartesi
Enam 69-70:
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder