16 Haziran 2020 Salı

Enam 112:
  •  Ve böyle, her peygamberin(ve onun yolundan gidenlerin) karşısına, insanlardan ve görünmez varlıklardan oluşan bir düşman topluluk var etmişizdir. Onlar yaldızlı yalanlarla birbirlerini telkin eder (gaza getirirler). Eğer Rabbin, dilemiş olsaydı, böyle yapamazlardı. Dolayısıyla onlardan da, uyduruk söylemlerinden de uzak durun!.
    (
    Lafzen,  “akıl  çelici süslü  konuşmaları” yahut  “cilalı yalanlan” (Lane III,  1223) — yani,  aldatıcı  çekicilikleriyle  insanı  baştan  çıkaran  ve  onu  bütün  gerçek  ruhsal değerleri  gözardı  etmeye  yönelten  yarı  hakikatleri  (bkz.  aynca  25:30-31). Cinnkelimesini  “görünmez  varlıklar”  olarak  çevirmem  konusunda  bkz.  yukarıdaki not 86 ve  Ek III.  Diğer taraftan şeyâtîn terimi  (lafzen,  “şeytanlar”)  Kur’an'da  ço­ğunlukla hem insanda hem de ruhsal dünyada mevcut olan şeytanî güçler anla­mında kullanılır (karş.  2:14 ve ilgili not).  Taberî tarafından nakledilen birçok sa­hih Hadis'e göre Hz. Peygamber'e,  “İnsanlar arasmda şeytanlar var mı?” diye so­rulduğunda,  “Evet, üstelik onlar görünmez varlıklar (cinn) arasındaki şeytanlar­dan  daha  kötüdürler”  şeklinde  cevap  verdi.  Böylece,  yukandaki  ayeün  anlamı şöyle  olmaktadır:  her peygamber,  her ne sebeple  olursa olsun,  hakikatin sesine kulak vermeyi reddeden ve  başka  insanları  saptırmaya  çalışan  şeytanî kimsele­rin manevî -ve çoğu zaman da maddî- düşmanlığına karşı koymak zorunda kal­mıştır.ESED.
    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder