- Ve böyle, her peygamberin(ve onun yolundan gidenlerin) karşısına, insanlardan ve görünmez varlıklardan oluşan bir düşman topluluk var etmişizdir. Onlar yaldızlı yalanlarla birbirlerini telkin eder (gaza getirirler). Eğer Rabbin, dilemiş olsaydı, böyle yapamazlardı. Dolayısıyla onlardan da, uyduruk söylemlerinden de uzak durun!.
(
Lafzen, “akıl çelici süslü konuşmaları” yahut “cilalı yalanlan” (Lane III, 1223) — yani, aldatıcı çekicilikleriyle insanı baştan çıkaran ve onu bütün gerçek ruhsal değerleri gözardı etmeye yönelten yarı hakikatleri (bkz. aynca 25:30-31). Cinnkelimesini “görünmez varlıklar” olarak çevirmem konusunda bkz. yukarıdaki not 86 ve Ek III. Diğer taraftan şeyâtîn terimi (lafzen, “şeytanlar”) Kur’an'da çoğunlukla hem insanda hem de ruhsal dünyada mevcut olan şeytanî güçler anlamında kullanılır (karş. 2:14 ve ilgili not). Taberî tarafından nakledilen birçok sahih Hadis'e göre Hz. Peygamber'e, “İnsanlar arasmda şeytanlar var mı?” diye sorulduğunda, “Evet, üstelik onlar görünmez varlıklar (cinn) arasındaki şeytanlardan daha kötüdürler” şeklinde cevap verdi. Böylece, yukandaki ayeün anlamı şöyle olmaktadır: her peygamber, her ne sebeple olursa olsun, hakikatin sesine kulak vermeyi reddeden ve başka insanları saptırmaya çalışan şeytanî kimselerin manevî -ve çoğu zaman da maddî- düşmanlığına karşı koymak zorunda kalmıştır.ESED.
)
16 Haziran 2020 Salı
Enam 112:
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder