4 Eylül 2020 Cuma

 Sebe 18-19:

  • Onların memleketleri ile, bereketlerle donattığımız (filistin ve şam) diyarı arasında birbirine yakın beldeler var etmiş ve bunlar arasında düzenli ve sistemli bir ulaşım imkanı sağlamıştık:' Gece-gündüz tam bir emniyet içinde yolculuklarınızı yapın'.
    Buna ragmen, onlar da adeta :' Rabbimiz, sefer menzillerimiz arasındaki mesafeyi uzat' dercesine davrandılar ve böylece kendilerine yazık ettiler. Biz de onları geçmişin masalları haline döndürdük ve paramparça edip dağıttık.
    Şüphesiz ki bütün bunlarda, sabredip, (Allah(cc)'ın nimetlerine karşı) çok şükreden kullar için çok dersler vardır.
    (
    Bu,  çölde  kudret  helvası  ve  bıldırcın  etiyle  beslenen İsrail  Oğulları’nın  (Bakara  Sûresi/2:  57),  Hz.  Musa’ya  “Rabbine  dua  et  de,  bize  ye-rin bitirdiklerinden, bakliyatından, kabağından, sarımsağından,  mercimeğinden,  soğanından  çı-karsın!”  demeleri  gibiydi.  (Açıklama  için  bkn:  Bakara Sûresi/2, 61, not 72–73.) Ayrıca, konak-lama yerlerinde herhalde zabıta bulunuyordu ki, zenginliğin şımarıklığı  ve  yoldan  çıkarmışlığıiçinde  görünmeden,  yakalanmadan  günah  işle-mek ve belki yollarda rahat eşkiyalık yapabilmek, tecavüzlerde  bulunmak  için  de  böyle  diyorlardı. Bundan başka, Allah’ın verdiği nimetlere şükre-deceklerine, nankörlük içinde daha fazlasını isti-yor, şımarıkça bir hayat sürüyorlardı.AÜ.


    Veya  bir  kıraatta  inşa  değil  haber  olarak:  "Rabbimiz  sefer  menzillerimiz  arasındaki  me­safeyi uzattı."  Tercihimiz şu anlama gelmekte: şükredecekleri yere  fiili nankörlük yaparak hal lisanıyla  böyle  demeye  getirdiler.  Üslûp  bize,  her  nankörün  nankörlüğünün  "Bu nimeti  ben­den al!"  bedduası  olduğunu  öğretmektedir.  15.  âyetle  başlayan  bu  sembolik  üslûpta,  hal  dili­nin  konuştuğu mecazi bir  diyalog hakimdir. Mİ


    Moreover, the words in the Text also seem to suggest that the Sabaeans perhaps regarded their large population as a calamity for themselves, and they also wanted like the other foolish people that their population should fall.  ET
    In this context the "patient and grateful person" implies every such person (or persons) who does not lose his balance after he has received blessings from Allah, nor exults at prosperity, nor becomes heedless of God Who has blessed him with these. Such a person can learn great lessons from the history of those people who adopted the way of disobedience after attaining opportunities for progress and prosperity and ultimately met with their doom.   ET


    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder