Sebe 18-19:
- Onların memleketleri ile, bereketlerle donattığımız (filistin ve şam) diyarı arasında birbirine yakın beldeler var etmiş ve bunlar arasında düzenli ve sistemli bir ulaşım imkanı sağlamıştık:' Gece-gündüz tam bir emniyet içinde yolculuklarınızı yapın'.
Buna ragmen, onlar da adeta :' Rabbimiz, sefer menzillerimiz arasındaki mesafeyi uzat' dercesine davrandılar ve böylece kendilerine yazık ettiler. Biz de onları geçmişin masalları haline döndürdük ve paramparça edip dağıttık.
Şüphesiz ki bütün bunlarda, sabredip, (Allah(cc)'ın nimetlerine karşı) çok şükreden kullar için çok dersler vardır.
(
Bu, çölde kudret helvası ve bıldırcın etiyle beslenen İsrail Oğulları’nın (Bakara Sûresi/2: 57), Hz. Musa’ya “Rabbine dua et de, bize ye-rin bitirdiklerinden, bakliyatından, kabağından, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından çı-karsın!” demeleri gibiydi. (Açıklama için bkn: Bakara Sûresi/2, 61, not 72–73.) Ayrıca, konak-lama yerlerinde herhalde zabıta bulunuyordu ki, zenginliğin şımarıklığı ve yoldan çıkarmışlığıiçinde görünmeden, yakalanmadan günah işle-mek ve belki yollarda rahat eşkiyalık yapabilmek, tecavüzlerde bulunmak için de böyle diyorlardı. Bundan başka, Allah’ın verdiği nimetlere şükre-deceklerine, nankörlük içinde daha fazlasını isti-yor, şımarıkça bir hayat sürüyorlardı.AÜ.
Veya bir kıraatta inşa değil haber olarak: "Rabbimiz sefer menzillerimiz arasındaki mesafeyi uzattı." Tercihimiz şu anlama gelmekte: şükredecekleri yere fiili nankörlük yaparak hal lisanıyla böyle demeye getirdiler. Üslûp bize, her nankörün nankörlüğünün "Bu nimeti benden al!" bedduası olduğunu öğretmektedir. 15. âyetle başlayan bu sembolik üslûpta, hal dilinin konuştuğu mecazi bir diyalog hakimdir. Mİ
Moreover, the words in the Text also seem to suggest that the Sabaeans perhaps regarded their large population as a calamity for themselves, and they also wanted like the other foolish people that their population should fall. ET
In this context the "patient and grateful person" implies every such person (or persons) who does not lose his balance after he has received blessings from Allah, nor exults at prosperity, nor becomes heedless of God Who has blessed him with these. Such a person can learn great lessons from the history of those people who adopted the way of disobedience after attaining opportunities for progress and prosperity and ultimately met with their doom. ET
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder