24 Aralık 2020 Perşembe

 Şura 26-27:

  •  İman edip salih amel işleyenlerin dualarına icabet eden de, lütfuyle onlara hak ettiklerinden çok daha fazlasını veren de O'dur. Ama hakkı inkar edenleri ise çetin bir azap beklemektedir.
    Eğer Allah(cc) kullarına bu dünyada bol rızık vermiş olsaydı, yeryüzünde küstahça davranırlardı. Halbuki O, (rahmetine binaen) gereği kadar dilediğince ihsan etmektedir. Çünkü O, kullarının ihtiyaçlarından tümüyle haberdardır ve onları görmektedir.
    (
    Bu  pasaj,  önceki  ayette geçen,  “Allah  iman  edip  doğru  ve yararlı  işler  yapanla­rın  dileklerini  kabul  eder”  ifadesi  ile  bağlantılı  olup  onu  açıklayıcı  niteliktedir. Bu ifade, ilk bakışta, birçok zalimin mutlu ve müreffeh olduğu, buna karşılık bir çok  iyi  insanın da yoksulluk  ve  sıkıntı  içinde  kıvrandığı  gerçeğine  ters  gibi  gö­rünmektedir.  Ancak yukardaki  ayet,  bu  itiraza  cevap  verirken,  insanın yaratılış gereği  “daima  daha  fazlasını  istediği”ne  (bkz.  102:1),  bunun da  onu  “ne  zaman kendisini yeterli  görse  çabucak  azdırdığına  (bkz.  96:6)  işaret  eder.  Kur’an,  bu eğilimi  dengelemek  için Allah'ın  iyilere  -ve  aynı  zamanda,  kötülük yapanlara- vereceği  “karşılığın”,  mutlaka,  her  şeye  rağmen  insan  varlığının  ilk  ve  kısa  bir safhasını oluşturan bu dünyada değil,  ancak öteki dünyada tam olarak ortaya çı­kacağını  tekrar tekrar vurgulamaktadır.ESED
    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder