Fussilet 34:
- Yerinde ve tutarlı davranış sergilemekle(الْحَسَنَةُ) kötülük yapmak bir değildir. Sen kötülüğü, yerinde ve tutarlı davranışla(أَحْسَنُ) def et(ادْفَعْ).Bak gör o zaman, seninle arasında düşmanlık olan nasıl sanki senin dostunmuş gibi davranıyor.
(
Bir çok çeviride --iyiliği kötülükle sav, bak sonra düşmanın nasıl dostun oluyor-- tarzı çeviriler yapılıyor. Bu ayetin onu kastettiğini kesinlikle zannetmiyorum. Kötülüğe karşı ne yapılması gerekiyorsa tam olarak o yapılmalı, karşı taraf bu işin şakası olmadığını anlamalı, ki bu noktada zaten o da mecburen direnmeyi bırakır. İsa(as)'a atfedilen (ve doğru olmadığı defaaten bir çok araştırmada kanıtlanmış) --bir yanağına vurana, diğer yanağını da çevir--(ki bu da tarsuslu paul'un uydurmasıdır) tarzı yaklaşımlardan etkilenen islam araştırmacılarının çeviri gayretleridir. Bence burada müslümanın çok önemli bir özelliği olan muhsin olmadan bahsediliyor. h-s-n fiili iyilik yapmak değil, yerinde ve tutarlı tam yapılması gereken ne ise onu yapmaktır, tabii bundan dolayı da yapılan iyi ve güzeldir zaten. Kötülüğü, hasene ile def edenin şakası olmaz ve düşmanlık besleyen de, içsel olarak düşmanlık beslemeye devam etse bile, görünürde dost ve taraftar kesilir. Dolayısıyla, bu ayetin son cümlesinde bir bakıma kinaye vardır, yoksa gerçek dost olacaklarını zannetmem. Tarih bunun --trilyon örneği-- ile doludur. Günümüz müslümanları bunu bizzat deneyimleyerek şu an öğreniyorlar.
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder