Şura 44-46:
- Allah(cc) kimin sapmasına izin verirse, artık onun için hiç bir veli yoktur. Ve siz bu zalimlerin, azabı görünce :' Acaba geri dönme şansı yok mu?' dediklerini bir görseniz!. Yine siz, onları zilletten iki büklüm olmuş, etrafa feri kaçmış gözlerle kaçamak bakarken ateşe atıldıklarını bir görseniz!.
Zaten iman edenler de:' Kıyamet günü kaybedenler, hem kendilerini, hem de takipçilerini mahvedenlerdir' demişlerdi. İşte bakın, şimdi bu zalimler kalıcı bir azaba mahkum olacaklardır. Ve Allah(cc)'a karşı onları koruyacak bir velileri de olmayacak. Zira Allah(cc) kimin sapmasına izin verirse, artık onun için hiç bir çıkış yolu yoktur.
(
Ayette zalimlerin azabı görmeleri geçmiş zaman sığasıyla anlatılması, azab görmelerinin muhakkak olduğunu göstermek içindir.O zaman “dünyaya dönüş yok mu?” diye feryad ederler.ŞE
That is, "Allah sent the best Book like the Qur'an for the guidance of the people, which is giving them the knowledge of the reality in a rational and effective way and guiding them to the right way of life. He sent a Prophet like Muhammad (upon whom be Allah's peace and blessings) for their guidance, a man of better character than whom they had never seen before. And then Allah also showed them the results of the teaching and training of this Book and this .Messenger in the lives of the Believers. Now, if after witnessing all this, a person turns away from the guidance, Allah casts him into the same deviation from which he has no desire to come out. And when Allah Himself has driven him away, who else can take the responsibility of bringing him to the Right Way." ET
Bu, “[başka] insanları baskı altına alan ve yeryüzünde gaddarca davranarak her türlü haksızlığı yapanlar”a (ayet 42) bir atıf olduğu halde terim, her türlü bilinçli zalime uygulanabilen genel bir anlama sahiptir.ESED
Ehl terimi, öncelikle bir şehrin, ülkenin veya ailenin “mensuplar”ını ve aynı zamanda bir ırkın, dinin veya mesleğin “üyeler”ini gösterir. Daha geniş ideolojik anlamıyla bu terim, belli ortak karakteristiklere sahip olan insanlar, mesela eh-lu'l-‘ilm (“ilim adamları”, yani bilginler); yahut tek ve aynı inancı veya öğretiyi izleyenler, mesela ehlu'l-kitâb Q'[eski] vahiylerin mensupları/izleyicileri”), ehlu ’l-ku r’â n (“Kur’an'ın izleyicileri”) vb. için uygulanabilir. Yukandaki pasaj, 44. notta işaret edildiği gibi öncelikle -özellikle olmasa bile- 42. ayette zikredilen zorbalara ve zalimlere işaret ettiğinden, ehluhum terimi, açıkçası, “onların mensupları/izleyicileri” anlamını taşır. Böylece, yukarıdaki cümle, her türlü zulmün ve özellikle başkalarına baskı uygulamanın kaçınılmaz sonucu olarak, onu yapanları ve/veya onların ardından gidenleri manevî olarak yaraladığını ve sonuçta onların kendi kendilerini yok etmelerine yol açtığını anlatır.ESED
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder